BOŞANMA HUKUKU
Erzurum Boşanma Avukatı, Av. Sümeyra Tekin
Aile Hukuku; aileye dair hususlarla ilgilenir ve Medeni Hukukun
kapsamı içinde yer alan bir hukuk dalıdır. Çeşitli alt konuları
incelemektedir. Bu konular Nişanlanma, Evlenme (Şartları ve Hükümleri),
Boşanma (Şartları ve Sonuçları), Evlat Edinme, Mal Rejimleri, Aile
Konutu, Soybağı, Velayet, Nafaka – Çocuk Nafakası, Vesayet ve
Kayyımlıktır.Evlilik ‘Medeni Hukuk’ kapsamında bir sözleşmedir.
Evlilik birden çok sebep ile sona erer:
- Ölüm
- Gaiplik
- Cinsiyet değişikliği
- Hükümsüzlük
- Boşanma ile de sona erebilir.
Bu başlıklardan ‘‘Boşanma’’ ise Türk Medeni Kanunu’nda açıklanan sebeplerle evlilik birliğinin sona erdirilmesidir. Çiftler birlikteliklerini çeşitli sebepler doğrultusunda sonlandırmak için boşanma davası açmaktadırlar. Evlilik birliğini temelinden sarsan sebepler günümüzde özellikle aldatmaların artması ne yazık ki beraberinde boşanmaları çoğaltmaktadır.
Boşanma davaları toplumda nafaka, tazminat ve velayet gibi başlıklarla bilinir. Fakat bu başlıklar haricinde de gayet kapsamlı bir konudur. Boşanma davalarına eşlerin evlilik süresince edindikleri menkul ve gayrimenkul mallar konu olmaktadır. Boşanma konusu müşterek çocuğun da olması durumunda ‘Nafaka ve Velayet’ konularında da farklılıkların oluşmasına sebebiyet vermektedir.
Kanunlar her ne kadar pozitif yönde kadınlarımızı koruyor gibi görünse de, her boşanma davası tabiri caizse ince işçilik isteyen birer sanat gibi olduğundan, boşanma davaları olabildiğince detaylı çalışılması gereken hususlardır. Her detay ile müvekkilin haklarını kazanımı için birer kapı açılır.
Boşanma davaları mahremiyet içeren konulara da haiz olduğundan, avukat seçimi çok önemli hale gelmektedir. Müvekkillerin en mahrem detaylarını paylaştıkları avukatları yeri gelir sırdaş, yeri gelir psikolog yerinde olur. Müvekkilin avukatına boşanma sürecinde ne olursa olsun süregelen evlilik hayatına dair vereceği her bilgi, müvekkili boşanma aşamasında hem korumaya hem de davanın daha başarılı sonlanmasına sebep olur.
- Anlaşmalı boşanma davaları,
- Çekişmeli boşanma davaları,
- Mutlak Butlan davaları,
- Nispi Butlan Davaları,
- Velayetin değiştirilmesi,
- Nafaka ve tazminat talepleri,
- Evlilik sözleşmesi ve mal rejimi sözleşmeleri,
- Anlaşmalı boşanma protokolü,
- Babalık davası,
- Evliliğin iptali ve evlilik iptali davaları,
- Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde tedbir kararları,
- Tanıma tenfiz avukatı olarak yabancı mahkemelerin verdiği boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi,
- İddet süresinin kaldırılması,
- Terk Sebebiyle Boşanma Davaları,
- Yabancılarla evli olan çiftler için danışmanlık hizmetleri.
Değinilmesi gereken önemli hususlardan biri ‘Aile Konutu’dur. Eşlerin birlikte ikamet ettikleri evleridir. Aile Konutu güvencesi eşlerin yatırım amaçlı yada kiraya verdikleri diğer taşınmazlarını kapsamamakla beraber yalnızca ikametlerine tahsis edilmiş tek bir taşınmaz için geçerlidir. Eşlerin boşanma sürecinde en çok sorun yaşadığı konulardan biri de birlikte yaşadıkları evlerine aile konutu şerhi yapmamış olmalarıdır. Aile konutu şerhinin getirisi nedir diye soracak olursanız da; evlilik birliği içerisindeki eşlerden tapu üzerine kayıtlı olanın kural olarak diğer eşe sormadan 3. şahıslara aile konutunu devir ve temlik etmesini engellemek amacı taşır. Aile konutu ile ilgili bir eşin tasarrufta bulunurken diğer eşin haberinin olmaması ve bunun sonradan ortaya çıktığında da sorunların çözümü için boşanma davası açma kararı almaları olayın ne kadar vahim noktalara geldiğinin kanıtıdır.
Velayet; yasalarımıza göre reşit olmayan çocukların temsil edilmesidir. Ülkemizde ise reşit olma yaşı 18 olup, bu yaşa kadar çocuklar evlilik birliği içerisinde müştereken anne ve baba tarafından temsil edilirler. Evliliğin sonlanmasından sonra da mahkeme kararı ile tedbiren veya kalıcı olarak velayet değiştirilebilmektedir.
Eşlerin boşanma konusunda ortak karar aldıkları dönemde, bu boşanmanın anlaşmalı olup olmayacağı konusunda da birlikte karar alarak ilerlemeleri gerekmektedir. Davanın nasıl açılacağı da bu anlamda karar alındıktan sonra belirlenmiş olur.
Çekişmeli(anlaşmasız) Boşanma Davaları;
Bir boşanma davasının çekişmeli halde açılması ya da anlaşmalı olması hedeflenirken çekişmeliye dönmesi genellikle ya velayet hususunda eşlerin anlaşamamasına ya da nafaka gibi konuların yetersiz kalacağı inancı oluşmasına bağlıdır.
Ülkemizde çocuk evlilik birliği içinde hem anne hem baba sevgisi ile büyür diye kabul ederiz. Ama ne yazık ki sorunlu evlilikler ile çocuklar sorunlu aile kavramları dahilinde büyümektedir. Çekilmez hal alan evlilikler sonlanınca da bu çocuklar maalesef ailelerin paylaşılması en zor parçası gibi görülür ve büyük sorunlar doğar.
Velayet konusu boşanma davalarının uzamasında en büyük rolü taşır. Ne anne ne baba biten evlilik sonrasında çocuktan vazgeçme taraftarı olmadığından, evliliğin bitmesinde açık ara payı büyük olan taraf bile çocuğu diğer yana bırakmamak için olağanüstü savaş verir. Bu nedenle de avukatın önemi bu noktada ortaya çıkar. Dosyaya hakim olan, her detayı önemle benimseyen avukatınız varsa velayet konusu da kolaylıkla halledilebilir hale gelecektir.
Bu sebepler dışında da; düğün takılarının kadına iadesi, iştirak nafakası, tedbir nafakası, evlilik sürecinde elde ettikleri malların paylaşımı , yoksulluk nafakası gibi hem maddi hem de manevi detaylar hususunda da eşlerin anlaşması büyük önem taşır.
Kadınlar hakları olan altınları talep ederler fakat genellikle bir karşılık bulamazlar. Ya iş kurulmuş altınlar oraya harcanmıştır ya düğün borcu kapatılmış altınlar orada harcanmıştır. Kadınlar bu durumda mağdur oldukça ve iyi niyetlerinin suistimal edildiğini gördükçe de haklarını elde edebilmek için avukatlara başvurmaktadırlar.
Eşler bu konuların ne yazık ki hepsinde asgari düzeyde dahi uzlaşamadığında çekişmeli boşanma davası kaçınılmaz olmaktadır. Bu nedenle velayet, nafaka, mal paylaşımı konuları üzerinde uzlaşılması önem arz eder.
Anlaşmalı Boşanma Davaları:
Anlaşmalı boşanma, eşlerin maddi ve müşterek çocukların durumuna dair her konuda mutabık kalarak boşanmaları anlamına gelmektedir.
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları;
- Tarafların, en az 1 yıldır evli olmasıdır. Yani dava açıldığı tarihte evlenme tarihinin üzerinden en az bir yıl geçmiş olmalıdır. Burada Medeni Kanunumuz aile kurumunu koruyucu şekilde tavır almış ve 1 yıldan az süren evlilikler için anlaşmalı boşanma uygulamasını kabul etmemiştir.
- Anlaşmalı boşanma için eşler birlikte başvurmalılardır ya da eşlerden birinin MK 166/3. maddeye göre açtığı davayı diğer eş kabul etmelidir.
- Hakim tarafları bizzat dinleyecektir.
- Anlaşmalı boşanmaya karar veren taraflar bir protokol hazırlamalıdırlar.
- Hazırlanan bu anlaşmalı boşanma davası protokolü içeriğinde nafakanın ne olacağı yazmalıdır. Tarafların tazminat istenecekse miktarı, çocukların velayetinin kimde kalacağı belirtilmiş olmalıdır.
- Yasaya aykırı olarak eklenen anlaşma maddeleri hakim tarafından onaylanmaz. Örneğin; boşanan eş 2 yıl boyunca evlenmeyecek gibi..